11 Ağustos 2012 Cumartesi

Murat Çoban Oğlu

Aşık Murat Çoban Oğlu

Murat Çobanoğlu 1940'ta Kars'ın Arpaçay ilçesinin Koçköyü beldesinde dünyaya geldi. Karapapak Türkleri'nden ve asıl soyadı Çobanlar olan Çobanoğlu’nun annesi Lala (La'li) hanımdır ve babası, Aşık Şenlik'in çıraklarından Aşık Gülistan'dır. Babası Arpaçay'ın Koçköyünden olup 1920'de Kars'a yerleşmiştir. Karısının erken ölümü dolayısıyla oğlunu o büyütüp yetiştirdi. İlkokul mezunu olan âşık evli ve dört çocuk babasıdır. Saz çalmaya ve şiir söylemeye 1951 'de gördüğü bir bir rüyada bade içtikten sonra başlamıştır şöyle anlatıyor:
"Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya. Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, aşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım."

İhsan Yavuzer

Aşık İhsan Yavuzer


Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Yaşatma Derneği Olağan Genel Kurulu'nda âşık İhsan Yavuzer yeniden başkanlığa getirildi.
Palandöken ilçesindeki Ozanlar Çayevi'nde yapılan olağan genel kurul, saygı duruşu ile başladı.
Dernek eski başkanı âşık Erol Ergani'nin Gebze'ye gitmesinden sonra başkanlığa seçilen İhsan Yavuzer, bugün yapılan olağan genel kurulda güven tazeledi. Toplam 24 delegesi bulunan genel kurul çoğunluğun sağlanması ile seçimlere gitti. Tek başkan adayının katıldığı genel kurulda delegelerin çoğunluğunun oyunu alan İhsan Yavuzer yeniden başkanlığa getirilirken, 2. başkanlığa da Aşık Rahim Sağlam seçildi.
Kongrede kısa bir konuşma yapan İhsan Yavuzer, derneği sadece üyelerden aldıkları aidatlarla ayakta tutmaya çalıştıklarını söyledi.
Yer yokluğundan evinin bir odasını dernek olarak işlettiğini belirten Yavuzer, "Erzurum'da zaten bir kaç aşık kaldı, hepsi çekip gitti. Kalanlara da sahip çıkalım. Yaşar Reyhani gibi öldükten sonra değerini bilmeyelim. Reyhani 1976'da ilk derneği kurmuştu, o zaman kim biliyordu? Kim Reyhani'ye değer verdi, kim sahip çıktı? Ne basını, ne valisi, he halkı elinden tutanı olmadı. Ama Reyhani öldükten sonra adına parklar yaptılar, heykelini diktiler. Ben öldükten sonra neyleyim heykeli. Biz aşıklara hayatta iken sahip çıkılmalı." diye konuştu.
Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Yaşatma Derneği yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: "İhsan Yavuzer (Başkan), Rahim Sağlam, Osman Temel, A.Kerim Karaman, Sönmez Doğan."

7 Ağustos 2012 Salı

Reyhani

Aşık Reyhani, Erzurum
Hayatı:

      1932 yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra Erzurum'a yerleşti. Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.
Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilendi. Hem aşıklardan dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrendi. Kendi aşıklığı ve şiir yazmaya başlaması 18 yaşından sonradır.
Reyhani, rüyasında gördü bir kıza aşık oldu. Kısa bir süre sonra da kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler. Aşık Reyhani, bu dönemden sonra Dertli mahlasıyla şiirler yazmaya, türkü söylemeye başladı. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Aşık Hicrani tarafından Reyhani mahlası verildi.

Konya Aşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 aşıktan biridir. Eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu'nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi.
İran'dan Avrupa'ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller aldı. 1980'li yılların başında Erzurum'da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başkanlığına getirildi.
Aşık Reyhani birçok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD'nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra kendisine fahri öğretmenlik unvanı verildi.
Reyhani'yim n'olur beni inandır
Yanarken bir yudum su ver de kandır
Yalvarırım seher vakti uyandır
Rüzgarlardan sorup sorup ağlayım